Türk donanmasının gözbebeği 'TCG Salihreis fırkateyni' NATO tatbikatında

Türk Deniz Kuvvetlerinin önemli vurucu güçlerinden biri olan TCG Salihreis fırkateyni, NATO'nun "Dynamic Manta-2020" tatbikatına katılıyor.

25 Şubat 2020

Türk donanmasının gözbebeği 'TCG Salihreis fırkateyni' NATO tatbikatında

Türk Deniz Kuvvetlerinin önemli vurucu güçlerinden biri olan TCG Salihreis fırkateyni, NATO'nun su üstü ve deniz altı harbi konularında müttefik ülkeler arasındaki iş birliğini geliştirmek amacıyla düzenlediği "Dynamic Manta-2020" tatbikatına katılıyor.

İtalya'nın Sicilya Adası açıklarında dün başlayan ve 6 Mart'a kadar sürecek "Dynamic Manta 2020" tatbikatı öncesinde, denize açılacağı Katanya Limanı'nda son hazırlıklarını tamamlayan Barbaros sınıfı fırkateynlerden "F 246" borda numaralı TCG Salihreis'in Komutanı Deniz Albay Alper Doğukanlı, tatbikatın önemini ve Türkiye'nin NATO'ya verdiği katkıları, AA muhabirine değerlendirdi.                    

Doğukanlı, NATO üyesi 9 ülkeden su üstü ve deniz altı unsurlarıyla deniz karakol uçaklarının katılacağı Dynamic Manta 2020'nin NATO Deniz Komutanlığı ve NATO Denizaltı Komutanlığınca planlandığını belirterek, şunları söyledi:

"Bu tatbikat, İyon Denizi ve Orta Akdeniz'de İtalya’nın ev sahipliğinde intikaldeki ve karakoldaki deniz altı tehdidine karşı, hava, su üstü ve deniz altı iş birliği usullerinin uygulanması, denenmesi karmaşık senaryolara istinaden ileri seviyede koordineli deniz altı savunma harbi eğitimlerine yönelik NATO usullerinin denenmesi maksadıyla planlanmış bir tatbikattır."

Tatbikatta yoğun şekilde deniz altı harbi eğitimlerinin olacağı ve toplamda 45 deniz altı savunma harbi eğitiminin planlandığı bilgisini paylaşan Doğukanlı, "Türkiye, Dynamic Manta 2020 tatbikatına; 1 adet S70 Helikopteri konuşlu 1 fırkateyn; TCG Salihreis, bir denizaltı: TCG 18 Mart, bir deniz karakol uçağı ve tatbikat karargahında görevli 4 personeliyle iştirak edecektir." dedi.

Türkiye'nin NATO'ya katkıları

Türkiye'nin NATO'ya yaptığı katkıların önemine işaret eden Doğukanlı, "Çevre denizlerimizdeki yüksek tempoyla icra edilen faaliyetlere ilave olarak Türk Deniz Kuvvetleri, NATO müttefikliği kapsamındaki sorumluluklarını da büyük özveriyle yerine getirmektedir." değerlendirmesinde bulundu.

Doğukanlı, Türkiye’nin NATO’nun harekat ve harekat eğitim faaliyetlerine azami oranda katkı sağladığını vurgulayarak, "Türk Deniz Kuvvetleri, özellikle NATO Daimi Deniz Görev Gruplarına mümkün olan azami oranda katkı sağlamaya devam etmektedir. Türkiye, 29 NATO üyesi içinde NATO Daimi Deniz Grubu (SNMG)- 2 ve NATO Daimi Mayın Karşı Tedbirleri Deniz Görev Grubu görevlerine en fazla katkı veren ikinci ülke konumundadır." diye konuştu.

"Türkiye, TURMARFOR’un aktivasyonu için çalışıyor"

Genelkurmay Başkanlığının onayıyla Türk Yüksek Hazırlık Seviyeli Deniz Görev Kuvveti (TURMARFOR) teşkil çalışmalarına 6 Temmuz 2018'de başlandığını hatırlatan Doğukanlı, şunları kaydetti:

"NATO’ya deklare edilen Türk Yüksek Hazırlık Seviyeli Deniz Görev Kuvveti’nin aktivasyonu için yoğun biçimde çalışılmaktadır. Bu kapsamda, Türk Silahlı Kuvvetlerinin taarruz uçağı konuşlu ve güç aktarımı yapabilecek ilk gemisi olan çok maksatlı amfibi hücum gemisi TCG Anadolu'nun 2022'ye kadar hizmete girmesi planlıdır.

NATO uzun dönem taahhüt planında, 2023 ve 2028'de deniz unsur komutanı, 2025'te amfibi görev kuvveti komutanı, çıkarma kuvveti komutanlığı görevleri Türkiye’ye tahsis edilmiştir."

TCG Salihreis’in özellikleri

Komutanı olduğu TCG Salihreis'in özelliklerine de değinen Doğukanlı, Barbaros sınıfı fırkateynlerin 1998'de Almanya’da inşa edildiğini, 115 metre boy, 15 metre en, 4,5 metre drafta ve 18 knot ile 4100 deniz mili menzile sahip olduğunu söyledi.

Doğukanlı, TCG Salihreis'te, su üstü gemilerine ve uçaklara karşı kullanılabilen güdümlü mermilerden, kendi savunması için gerekli silah ve sensör sistemlerinin bulunduğunu, "AB212" ya da "Sea Hawk" tipi helikopterlerin organik bünyede görev icra edebildiğini de sözlerine ekledi.

Diğer Haberler
Savunma Sanayi

Mesaj yüklü harekata üst düzey komuta

Milli Savunma Bakanı Akar, beraberinde TSK'nın komuta kademesiyle Fırat'ın doğusundaki teröristlerin ana kaynağını oluşturan Sincar ve Karacak Dağı bölgelerine düzenlenen harekatı Hava Kuvvetleri Harekat Merkezi'nden takip etti.